15 Eylül 2017 - Cassini'nin Görevinin Sonu

Cassini’nin Ardından…

Cassini ile SatürnYıllardan 2000 olmalı, eğer öyleyse 8 yaşındayım. Ankara’da teyzemlere gelmişiz, akşam sıkılmayayım diye elime eski Bilim ve Teknik dergileri tutuşturuluyor. Bir köşeye çöküp dergilerin resimlerine, yazıların ilgi çekici kısımlarına gömülüyorum. Cassini denen bir uzay aracının ta Satürn’e gönderildiğini işte o zaman öğreniyorum, 1997’de fırlatılışından 3 yıl sonra.

Yazının biri* ilgimi o kadar çekiyor ki yazıyı baştan sona okuyorum. “Büyük kaşiflerin sonuncusu” diyor yazı, ama nasıl şaşkın bir kaşifse Cassini Satürn’e değil Venüs’e doğru fırlatılmış! Çünkü sebebini tam anlayamadığım bir şekilde (“kütleçekim desteği” diye bir yöntem) Cassini önce Venüs’e, sonra uzayda dolanıp gene Venüs’e gidip, oradan Dünya’ya dönüp Satürn’e öyle varacakmış… “Öyle zaman kaybı değil mi, düz gitse daha kolay olmaz mı?” diyorum içimden, ama değilmiş işte! Satürn Güneş’e çok uzakta olduğu için (tam 1,4 milyar kilometre!) aygıtları plütonyum denen radyoaktif bir madde ile çalışacakmış, ama hem fırlatılırken hem de 1999’da Dünya’ya yeniden uğradığında bir aksilik çıkıp uzay aracı patlarsa atmosfere dağılacak o madde bizim için zararlı olabilirmiş. İnsanlar bir sürü eylem yapmışlar ama neyse ki roket fırlatılırken bir şey olmamış. Huygens denen küçük bir uzay aracı da Cassini ile birlikte gidiyormuş, Satürn’e vardıklarında Huygens Titan’a, şu atmosferi olan büyük uyduya inecekmiş. Ama yazıdaki tabloya bakınca bir “of” çekiyorum, çünkü tarihler çok uzak… Cassini daha Jüpiter’e bile varmamış, Satürn’e varmasına ise 4 koca yıl varmış. Görevinin tamamlanması için verdikleri yıl ise 2008. Yeni “milenyum”un heyecanını daha üzerinden atamamış benim için 2008 bana inanılmaz uzak bir tarih gibi geliyor. Evdekiler sesim çıkmıyor diye memnun, ben ise dergiler bitince heyecanlı bir şekilde kafa ütülemeye geri dönüyorum.

Cassini'nin "tuhaf" rotası
Cassini’nin kafamı karıştıran tuhaf rotası

 

Açıklı koyulu bölgeleriyle İapetus
Açıklı koyulu bölgeleriyle İapetus

Hakikaten de Cassini, 2004’te sağ salim Satürn’e varıyor, “Ben daha küçükken biliyordum Cassini’yi, ehe ehe” diyorum içimden. Yakın çekim fotoğraflar yavaştan Dünya’ya ulaşmaya başlıyor. Ertesi yıl, Huygens bir ilki gerçekleştirerek uzaklardaki soğuk ve yabancı bir dünyaya, Titan’a yumuşak iniş yapıyor. Hemen her ay, yeni birkaç fotoğrafla veya yeni bir keşifle kendinden bahsettiriyor Cassini. Henüz hızlı bir internetim veya düzgün bir İngilizcem yok ama haberleri o zamanlar yutarcasına okuduğum Bilim ve Teknik’ten takip ediyorum. Dünya’ya ulaşan fotoğraflardan açıkça görünüyor ki Satürn ihtişamlı halkalarıyla olduğu kadar birbirinden ilginç uydularıyla da eşsiz bir hedef: Kalın metan atmosferi ve metan gölleriyle Güneş Sistemi’ndeki hiçbir yere benzemeyen Titan, koca bir kraterle ısırılmış bir elmayı—ya da bilenler için Yıldız Savaşları’ndaki Ölüm Yıldızı’nı—andıran Mimas, yin-yang gibi bir yarısı kar gibi beyaz, öbür yarısı kömür gibi kara olan İapetus, uzaya su fışkırtan gayzerlere sahip süngerimsi bir buz topuna benzeyen Enceladus… Gerçi 1980 ve 1981’de Satürn’e uğrayıp yollarına devam eden Voyager 1 ve 2 uyduları sayesinde elimizde halihazırda birçok bilgi vardı ama 30 yıl ileri bir teknolojiyle Satürn’ü incelemek, ve bunu yıllarca Satürn’ü turlayan bir uzay aracıyla yapmak ufkumuzu misli misli genişletiyor…

Birçok uzay görevinde olduğu gibi, sorunsuz çalışmaya devam eden Cassini’nin görevi 4 yıldan 13 yıla kadar uzatılıyor, ilkokula başladığım yıl fırlatılan Cassini ise yüksek lisansa devam ederken bile hiç mızmızlanmadan Satürn’ün etrafında turlamaya, uyduların yanından geçip etrafın fotoğraflarını çekmeye devam ediyor, ta ki 2017’nin eylülüne kadar.

Cassini'nin çektiği son fotoğraflardan biri...
Cassini’nin çektiği son fotoğraflardan biri…

Cassini daha uzun süre çalışabilirdi kuşkusuz, fakat her ne kadar faydalı veriler gönderse de 90’ların teknolojisine sahip bir uzay aracını Dünya’dan kontrol etmek çok kolay değil. Cassini zaten ilk planlanan görev süresinin üç katı kadar çalıştı, kaldı ki Cassini’nin enerji kaynağı olan plütonyum bloklar, zaman geçtikçe daha az enerji ürettiği için eninde sonunda Cassini bir gün sessizliğe gömülecekti. Bu yüzden Cassini ekibi, son günlerinin daha da faydalı olması için Cassini’yi Satürn ile halkalarının arasındaki boşluğa akrobatik dalışlar yapan kozmik bir cambaza dönüştürdü. Cassini’nin bu son görevi tehlikeliydi kuşkusuz, ama son günlerini yaşayan bu kozmik cambaz daha fazla fedakarlığı alçakgönüllülükle kabul etti (Neyse ki Cassini, kendisine verilen görevlere burun kıvırabilecek şekilde programlanmamıştı!)… Böylece geçtiğimiz aralıktan beri Cassini, Satürn’e hiçbir uzay aracının olmadığı kadar yaklaşarak, kah Satürn’ün yüksek dozajlı radyasyonuna maruz kalarak, kah halkaların tozlu ve tehlikeli boşlukları arasından geçerek Satürn’ün atmosferi, yüksek bulutları ve halkaları hakkında eşsiz bilgiler topladı. Fırlatılışından 19 yıl, 335 gün sonra, 15 Eylül 2017’de ise Cassini, Satürn’ün eşsiz uydularını “kirletme” riskini ortadan kaldırmak adına Satürn’ün kucağına doğru son bir dalış yaptı. Satürn’ün gittikçe kalınlaşan atmosfer katmanlarına hızla girerken son sinyallerini gönderdi ve yıllardır incelediği gezegenle bütünleşerek sonsuza dek sessizliğe gömüldü…

Cassini, Satürn’ün etrafında dolandığı 13 yıl boyunca merak ettiğimiz birçok gizemi çözüp birçok yeni keşfin yapılmasını sağladı, bir o kadar da yeni sorunun tomurcuklanmasına önayak oldu. Planlanması, montajı, fırlatılması, uzayda turlamasıyla bu yazıyı okuyan birçok genç beyinden daha uzun bir geçmişe sahip Cassini’nin kaybı, uzay aracına yıllarını veren Cassini ekibi kadar dünyanın dört bir yanındaki gökbilim meraklılarını da buruk bir hüzne boğdu. Ne de olsa Cassini değerli bir uzay aracı olduğu kadar birçoğumuzun hayatının önemli bir kısmını dolduran bir simge, uzayda dolanan bir dosttu…

Not: NASA’nın Cassini için hazırladığı İngilizce e-kitaba buradan göz atabilirsiniz (PDF ve e-kitap formatları mevcut).

* Sunay, Çağlar. “Büyük Kaşiflerin Sonuncusu Cassini”. Bilim Teknik. Sayı 360 (Kasım 1997). Sayfa 32-39.

Cassini'nin gözünden Satürn

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*