Active Image

Kütle Çekimsel Mercek Karanlık Maddeye Odaklandı

 Karanlık madde karanlık enerji gibi

gökbilimcilerin açıklık getiremediği konulardan

biri. Evrenin çoğunluğu karanlık maddeden

oluşuyor ve bu maddenin ne olduğu henüz

bilinemiyor. Yalnızca dolaylı olarak

saptanabiliyor

 

 

 

 

SKY&TELESCOPE

 Active Image

Hubble'ın kütle çekimsel mercek resmi. Mavi yay Einstein halkası olarak bilinen, arkadaki nesnenin öndeki eliptik gökada tarafından kırılarak oluşmuş görüntüsü.

A. Bolton (UH/IfA) / SLACS / NASA / ESA

 Uluslar arası gökbilimcilerden oluşan bir grup, karanlık maddeyi tekrar gündeme getiren bir araştırma yayınladı. Gökadaları ölçmek için kullanılan yen bir yöntemle araştırmacılar orta kütleliden yüksek kütlelilere kadar olan eliptik gökadaların kütle-parlaklık ilişkisini keşfettiler. Hubble Uzay Teleskopu’nun Gelişmiş Araştırma Kamerası(Advanced Camera for Survey-ACS) ve Sloan Sayısal Gökyüzü Araştırması’nın (Sloan Digital Sky Survey) bilgileriyle 70 gökada üzerindeki çalışmalar gösteriyor ki eliptik gökadalarda parlaklık arttıkça büyüklüğü çok daha fazla artıyor. Bu uyumsuzluk büyük gökadalardaki karanlık maddenin düzenli maddeye göre daha üstün olma ihtimalini artırıyor.

 Bilim adamları normal olarak uzaktaki eliptik gökadaların kütlelerini, boyutlarına ve içerdiği yıldızların hızlarına göre kestirebiliyorlar diyor Adam Boltan (Havai Üniversitesi). Bu miktarlarla ve birazcık matematikle dinamik kütleyi(gerçek kütle değil fakat ona bağlı) hesaplayabiliyorlar.

Gökbilimciler mercek resimlerini gökadaların uzaklılarını ölçmek kadar yakındaki gökadanın kütlesini ölçmek içinde kullanır. Gerçek kütle ölçümleri daha önceki dinamik ölçümlerle birleştirilince dinamik ve gerçek kütlenin ilişkisinin kütle ve parlaklık ilişkisi kadar değişmediği görülür.Böylece yüksek kütle – ışık oranı doğru cevap gibi gözüküyor.

 Tartışma henüz daha bitmedi diye uyarıyor Bolton. Sonuçlar fazladan kütlenin ne olduğunu açıklamıyor. Bu karanlık maddenin normal maddeye oranının daha fazla olduğunu gösterir. Yıldızların kendisi de yüksek kütle-ışık oranına sahip olabilir.

 "Oy birliği yıldız nüfusunu modelleme ve gökada evriminin  benzetimi karanlık-madde izahını destekleyecek gibi gözüküyor,” diyor Bolton. “Fakat bütün ‘kranlık madde’ kuramına itiraz edilecek olursa yıldızlar arası – kütle etkisi daha makul gözüküyor."

 Grup gökadaların merkezinden daha uzağa bakınca kütle yoğunluğundaki azalmanın ışık yoğunluğundaki azalmadan daha yavaş olduğunu gördü diye ekliyor Bolton. Bu yavaş azalma görünmeyen bir maddeyi gerektiriyor. Diğer öngörüleri – yıldızların kütle-parlaklık oranın gökadadaki pozisyona göre farklı olduğu – Bolton imkansız buluyor.

Sonuçlar mercek kullanma metodunun uygulanabilirliğini kanıtlıyor diyerekten son noktayı koyuyor Bolton. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*