Sputnik 1

Sputnik 60 Yaşında!

Bundan tam 60 yıl önce, 4 Ekim 1957’yi 5 Ekim’e bağlayan gece, ıssız Kazak steplerinin ortasından yukarıya, göklere doğru yükselen bir roket, Uzay Çağı’nı başlattı… Bu gece, uzaya başarıyla gönderilen ilk yapay uydu olan Sputnik 1’in 60. yıldönümü!

1957’nin son ayları, insanlık için oldukça hareketli bir yıl oldu. 1955’te ABD, 1957’deki Uluslararası Jeofizik Yılı kapsamında uzaya bir uydu fırlatacaklarını ilan etmişti. Sovyetler Birliği ise bu ilandan geri kalmadı, aynı yıl fırlatılmak üzere 200-300 kilogramlık bilimsel aygıt taşıyabilecek kapasitede bir uydunun fırlatılması için hazırlıklara girişti. Ta 1951’de bile Sovyetler’in içinde köpek bulunan roketleri uzayın başladığı kabul edilen 100 kilometre yüksekliğe ulaşmıştı, fakat uzaya çıkıp Dünya’nın etrafında turlayan bir yapay “uydu”yu başarıyla göndermek bambaşka bir görevdi. Önce uzayda çalışabilecek bir uydu tasarlamak, sonra onu uzaya, Dünya’nın kütleçekim çukurundan yukarılara ulaştırabilecek güçte, çok kademeli bir roket inşa etmek gerekiyordu. Dahası, bilgisayar denen aletin daha yeni yeni ortaya çıktığı bir zamanda ince hesaplar yapıp uydu için uygun bir yörünge çıkarmak ve uydunun yörüngeye erişebilmesi için roket kademelerinin tam zamanında, istenilen süre boyunca çalışması gerekiyordu. Fakat tüm bu zorluklara değerdi, çünkü Soğuk Savaş’ın hızla tırmandığı ve şehirleri ortadan kaldırabilecek hidrojen bombası denemelerinin ardı ardına yapılmaya başlandığı 1950’li yıllarda Dünya’nın yörüngesine yapay uydu gönderebilmek, uzaya “hakim olmak” ve bu sayede gerekirse düşmanın kafasına uzaydan atom bombası yağdırabilmek anlamına geliyordu. Dünya’nın manyetik alanını incelemek hevesi, bunun için bir anlamda bir kılıftı.

1956’nın sonlarında, Sovyet bilim adamları projelerinin kısıtlı zamanda tamamlanamayacağını fark edince daha basit bir uydu planına yöneldiler: 80 küsur kiloya düşürülen, görevi sadece uzayda “biplemek” olan bu uydu, Sputnik 1’in ta kendisiydi. Ertelenen o büyük uydu ise 7 ay sonra, Sputnik 3 adıyla başarıyla fırlatıldı.

Amerikalılar, uzay ve teknoloji konusunda Sovyetler’den çok daha önde olduklarını düşünüyorlardı fakat yanıldıklarını Sputnik 1 ile anladılar. Sovyetler ilk yapay uydu olan Sputnik 1’in başarıyla fırlatıldığını duyurduğunda halk başta kuşkuyla yaklaştı, fakat radyosunu kabaca 20 Megahertz’e ayarlayabilen herkes bir buçuk saatte bir Sputnik’in biplemeleriyle karşılaşınca Uzay Çağı’nın ayaklarına geldiğini anladı. Dahası, gün doğumları ve batımlarında uydu zor da olsa gökte seçilebiliyordu. İnsanlar heyecanlıydı, gazeteler insanlığın yeni bir çığır açtığını yazıyordu: Uzayı fethetme zamanı gelmişti.

Sputnik 1, pili bitene dek 3 hafta kadar biplemeye devam etti. Fırlatılışından 3 ay sonra, 4 Ocak 1958’de ise atmosfere girerek parçalandı. Uzay Çağı’yla birlikte ABD ile Sovyetler Birliği arasında, sonu Ay’a insan göndermeye varacak Uzay Yarışı da başlamıştı…

60 yıl sonra, uzaya uydu göndermek bir nevi çocuk oyuncağı oldu. Dünya’nın etrafında dolanan binlerce uydu televizyon yayınlarına erişmemizi, telefonlarımızdan konumumuzu öğrenmemizi, hava tahmini yapmamızı ve daha nicesini sağlıyor. Ay’a, gezegenlere, hatta kuyrukluyıldızlara gönderilen uydular ise evren hakkında daha fazla bilgiye erişmemizi sağlıyor. İşte bu yüzden, tüm bunların kapısını açan Sputnik 1’e “iyi ki doğdun” diyoruz!

********

Sputnik 1’le gelen heyecan, bir ay sonra Sputnik 2 ile Laika adlı köpeğin uzaya başarıyla fırlatılmasıyla (başarıyı bir de Laika’ya sorun tabii!) yerini endişeye bıraktı. Sovyetler biri köpekli iki uyduyu fırlatmışken ABD’de tık olmayınca Amerikalılar kafalarına nükleer füzeler düşmesinin an meselesi olduğu endişesine kapılmaya başladılar. Aralık 1957’de ABD’nin televizyondan da yayımlanan ilk uydu fırlatma denemesinin roketin 1 metre yükselip infilak etmesiyle hüsrana uğraması da üzerine tüy dikti. Başarıyla yörüngeye oturan ilk ABD uydusu Sputnik 1’den üç ay sonra, 1 Şubat 1958’de fırlatılan (yani ABD 1957 planlarını tutturamadı) Explorer 1 olduki bu uydu Dünya’nın etrafındaki Van Allen kuşaklarının tespitini sağladı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*